Basın bültenleri, lansmanlar, medya ilişkileri, kriz anları… PR dünyasının büyülü ve çok boyutlu yapısının olmazsa olmaz yapı taşları… Fakat PR yalnızca bunlardan ibaret mi?
PR dünyasına ilk adımınızı attığınız andan itibaren karşınıza çok fazla kavram, strateji ve yöntem çıkabilir. Bu ilk bakışta göz korkutucu olsa da işin temeli aslında çok net. PR, kurum ya da kişi ile hedef kitle arasındaki köprüdür. Biraz daha derinleştirecek olursak, bir markanın ya da kurumun kendini net ve doğru anlatabilmesi, güvenilir bir duruş sergilemesi ve hedef kitlesiyle anlamlı ve bir bağ kurabilmesi için yürütülen iletişim sürecidir.
PR dünyasının yapı taşları iletişim sürecinin sadece bir parçası. Çünkü insanlar artık ne söylediğinizi değil, nasıl söylediğinizi ve neden söylediğinizi önemsiyor. Bu yüzden buradaki asıl mesele markanın değerlerini, gerçekçi, tutarlı ve samimi bir dille anlatabilmektir.
Her şey hedefle başlar. İlk olarak, iletişim çalışmanızdan ne beklediğinizi ve sizi nereye götürmesini istediğinizi netleştirmeniz gerekir. Bir hedef olmadan ilerlemek, direksiyonu olmayan bir araca binmek gibidir. Alice Harikalar Diyarındaki tavşanında da dediği gibi ‘’Nereye gideceğini bilmiyorsan, hangi yoldan gittiğinin hiçbir önemi yok.’’
Belirlenen hedef kadar o yolun sonunda kimlere ulaşmak ve nasıl ulaşmak istediğinizi de bilmeniz gerekir. Hedef kitleyi tanımadan atılan her adım yapılan her şeyi boşa çıkarabilir. İnsanlar neyi önemsiyor, neye ihtiyaç duyuyor, hangi dili tercih ediyorlar? Bu kritik sorulara yanıt vermek markanızla bütünleşmenize de katkı sağlar. Aynı zamanda markanızın kişiliğine uygun doğru dili bulmak ve bunu her kanalda tutarlı bir şekilde devam ettirmek, marka bilinirliliğini ve akılda kalıcılığını arttıracağından istenen güveni inşa etmenin de temel yolları arasındadır.
Doğru mesaj, doğru zaman ve doğru kişiler… Bu 3D, markanızı başarıya ulaştıracak kapının anahtarı olabilir.
Sona doğru gelirken geleneksel iletişim anlayışının dijitalleşmeyle evrildiği bir dönemin içinde olduğumuzu hatırlatmadan olmaz. Eskiden yalnızca basınla sınırlı olan PR, artık sosyal medyadan influencer iletişimine kadar çok geniş bir alana yayıldı. Bu da PR dünyasına yeni adım atanların ve PR profesyonellerinin daha çevik, daha kapsamlı ve daha yaratıcı düşünmesini gerektiriyor.
Yeni Başlayan PR’cılara 5 Küçük Tavsiye
1. Sade bir dille basın bülteni yazmayı öğrenin. Makale okuyormuş hissi veren basın bültenlerine ve çok uzun cümlelere gerek yok. Haberi en net haliyle, okuru sıkmadan anlatabilmek yeterli olacaktır.
2. Her gün sektörel gündemi takip edin: Her yeni bir gün, yeni bir gündem içeriği demek! Unutmayın, gündemi bilen, doğru zamanda doğru tepkiyi verir.
3. İyi bir medya listesi oluşturun ve ilişkileri güncel tutun: Basına ulaşmak, yalnızca bir e-posta atmaktan ibaret değildir. Basınla kurulacak ilişki kurmak zaman alsa da etkisi uzun sürer.
4. Anlatmadan önce dinlemeyi ve anlamayı öğrenin: Evet PR bir anlatı işidir ama anlatmadan önce dinlemeyi bilen hep kazanır. Unutmadan sıra size geldiğinde anlatımınız en sadeden yana olsun!
5. Krizler her an kapınızı çalabilir hazırlıklı olun ama paniğe kapılmayın. Bir krizle karşı karşıya kaldığınız zamanlarında kontrolü kaybetmemek, markanın itibarını korumanın ilk şartıdır. Krizi en doğru ve sakin bir şekilde yönetin!